Kürtler-Türkler ve Londra İsyanı

8 Kasım 2011 admin
Bizler burada isyancıları kınamak için bulunmuyoruz. Bizler burada Londra sokaklarında iş gören en büyük çeteyi, yani başkent polisini ifşa etmek için bulunuyoruz. Polis, bizlere açıktan ve sözlü olarak, şu mesajı veriyor: Biz insanların beyinlerini patlatabiliriz, yalan söyleyebiliriz ama siz bu konuda bize bir şey yapamazsınız. İşte tam da bu nedenle insanlar, tüm Britanya’daki şehirlerde ayaklanıyorlar.
Dükkânların yağmalanması ve sıradan insanlara saldırılması elbette ki savunulamaz. Ama tam da Guardian’da yayınlanan makalede görüldüğü üzere, bir şeyi açıklığa kavuşturalım: bu isyanın hedefi, ta başından beri Britanya emperyalizminin baskıcı devlet aygıtı olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Gerçek şu: bu hareket kendiliğindendir, Oxford ya da Cambridge’te eğitim görmüş bir liderliğe sahip değildir. İsyancıların talepleri medyada hiçbir şekilde izah edilmemektedir. Bugün Britanya’da, sözde “liberal” BBC’den Murdoch imparatorluğuna tüm medyanın birleşip, kamuoyunu yanlış bilgilendirme ve ülkedeki insanlar arasında muazzam bir panik havası yaratma gayretine girdiklerine tanık oluyoruz. Onlar hep bir ağızdan, polis tarafından katledilen insanla ilgili olarak, “şimdi onun hakkında konuşmanın vakti değil” diyorlar.
Bizim ayrıca ifşa etmemiz gereken diğer bir husus da polisin ırkçı bir üslupla, ülkenin sokaklarında etnisiteler arası bir şiddet ortamının yaratılmasına dönük gayretidir. Türk ve Kürt dükkân sahiplerinin yaşanan yağmalara karşı hayatlarını korumaya çalışmaları tümüyle haklı bir davranıştır. Ancak bu, huzurun temini iddiası ile kurulan gruplara ve bunların polislere karşı başkaldırıp onlarla dövüşen siyah gençliği ile kavgaya tutuşmasına bahane teşkil etmez. Biz, topluluklar arasında çatışmayı kışkırtan polisin bu tavrını ifşa etmek istiyoruz. Britanya devleti böl ve yönet denilen o olağan hileye başvuruyor.
Biz burada bu ülkenin tüm mazlum insanlarına birleşmeleri, ayağa kalkmaları, baskıcı devlet aygıtını ifşa etmeleri ve salt derisinin renginden ötürü kimi insanları vuran katil polisleri açığa çıkarmaları gerektiğini söylüyoruz.
Biz şunu söylemek için buradayız: çoğu siyah, Asyalı ve diğer etnik azınlıklara mensup iki yüzden fazla insan Britanya polisi eliyle vahşice katledildi. Hapishanelerde, akıl hastanelerinde ve kimi insan ihlâli vakalarında yüzlerce insan kaybedildi. Ama şimdiye dek tek bir görevli bile sorgulanıp hapse atılmadı. Peki, şimdi kim gerçek mütecaviz? Devlet sömürü ve ırkçılığa dayanan bu eşitsiz kapitalist toplumun zorla kabul ettirilmesi noktasında ön cephede duran polisin insanları vurmasının meşru bir hak olduğunu düşünüyor. İnsanlar bunun üzerine ayaklanıp kendi dilleriyle konuşmaya başladıklarında dizginlenemeyen birer suçlu damgası yiyorlar. Gerçekte yaşanan bu. O hâlde kim gerçek mütecaviz?
Irak’ta bir milyondan fazla insan katledildi. Tüm vergilerimiz Britanya İmparatorluğu’nun tüm dünyada cirit atıp ve o sözde özgürlük ve demokrasisini dayatması için harcanıyor. Oysa o sözde özgürlük ve demokrasi ise bugün sokaklarda yaşadıklarımız. Güçler ayrılığını öngören özgürlük ve demokrasileri asla halkın safında işlemiyor.
Onlar, yapılan kesintilerden en az etkilenen yerin Tottenham olduğunu söylediler. Doğru, çünkü burada kesinti yapılacak bir şey kalmadı. Tottenham’daki insanlar, ülkedeki mevcut eşitsiz koşulların en berbatını yaşıyorlar.
Bizler, EDL (İngiliz Savunma Birliği) ve BNP (Britiş Millî Partisi) dâhil, her türden ırkçı ve faşist örgütü uyarıyoruz. Bunlar, sosyal medyada yabancıların geri gönderilmelerini istemekle yetinmiyorlar ayrıca onların imha edilmesini talep ediyorlar. Bu saldırılara ilişkin olarak ana akım medyada herhangi bir kınamaya rastlanmadı. Aksine medya polisi teşvik ediyor, orduyu göreve çağırıyor ve sokaklarımızdaki çatışmayı körüklüyor.
Söylemek istediğim tek şey şu: adaletsizliğe karşı mücadele etmek haktır. Yaşasın halkların kardeşliği!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>