Komünist Birlik Merkezî Otorite Toplantısı

15 Ağustos 2014 admin
[…] Komünist Birlik’in mevcut birlik hâlini muhafaza etmek zorunlu olduğundan, iki bölgenin oluşturulması gerekmektedir. Tanık olduğumuz şahsî anlaşmazlıklardan ayrı olarak, Dernek içinde bile ilkeler arasında kimi farklılıklarla karşılaşıyoruz. “İleride gerçekleşecek devrimde Alman proletaryasının sahip olacağı konum”a dair yürütülen son tartışmada, Merkezî Otorite’deki azınlık mensupları, sadece son genelge değil, ayrıca Komünist Manifesto’da da ifade edilen görüşlerle doğrudan çatışma içerisinde olan bir dizi görüş dile getirmişlerdir. Bu ileri sürülen görüşler dâhilinde, Manifesto’daki evrensel bakış, yerini Almanya’ya has ulusal bir bakış açısına bırakmış, böylelikle Alman zanaatkârların ulusal duygularına oynanmıştır. Manifesto’daki materyalist bakış açısı terk edilip idealizm için gerekli yol açılmıştır. Devrim, mevcut duruma ait gerçekliklerin bir ürünü değil, iradîbir çabanın sonucu olarak görülmektedir. Biz işçilere, “Mevcut durumu değiştirebilmeniz ve kendinizi iktidarı uygulamaya sokma noktasında eğitmeniz için 15, 20, 50 yıl sürecek bir iç savaşa katlanmanız gerekecektir.” derken, onlara şu söylenmektedir: “İktidarı hemenalmalıyız, alamıyorsak gidip yatabiliriz.” Tıpkı demokratların “halk” sözcüğünü suiistimal etmeleri gibi, “proletarya” sözcüğü de sırf bir laf olarak kullanılmıştır. Bu lafı etkili kılmak içinse tüm küçük burjuvaları proleter olarak tanımlamak ve bunun sonucunda da pratikte proletaryayı değil, küçük burjuvaziyi temsil etmek gerekmektedir. Fiilî devrimci süreç ise yerini devrimci sloganlara bırakmaktadır. Söz konusu tartışma, ilkesel olarak, gerisinde kişilik çatışmalarını barındıran farklılıkları nihayet ortaya dökmüş bulunmaktadır; artık eylem vakti gelmiştir. Her iki tarafa gerekli sloganları tedarik eden de esasta işte bu farklılıklardır; Komünist Birlik’in kimi üyeleri Manifesto’yu savunanlara “gerici” demiş, böylelikle onları halkın gözünde küçük düşürmeye çalışmış, oysa Manifesto’yu savunanların popülarite meraklısı olmamaları sebebiyle, bu küçük düşürme girişimleri onların umurunda olmamıştır. Bu sebeple çoğunluk, Londra bölgesinin dağıtılması ve Komünist Birlik’in ilkeleri ile çatışan azınlık üyelerinin ihraç edilmesi ile meşrulaşmıştır. Anlamsız bir skandala yol açacağından ben herhangi bir talepte bulunmuyorum, zira bu insanlar, her ne kadar bugün ifade ettikleri görüşler itibarıyla antikomünist olsalar ve en iyi hâliyle sosyal demokrat olarak tarif edilebilirlerse de, en azından beyan ettikleri kanaatleri üzerinden, hâlâ komünistler. Ancak şurası açık ki, onlarla birlikte olmak bizim için zaman kaybıdır ve zararlıdır. Karl Schapper sık sık ayrışmadan söz edip dururdu; tamam o vakit, ben de tümüyle destekliyorum bu görüşü. Kanaatime göre, bulduğum yol, partiyi bölmeden ayrışmak için en uygun yoldur.
Karl Marx
Merkezî Otorite Toplantısı (15 Eylül 1850)
Marx-Engels, Collected Works, 10. Cilt, s. 626-27

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>