Evet… İştirakî Çıkıyor!

5 Eylül 2013 admin
Dergicilik faaliyetinin üzerinde bulunduğumuz coğrafyada “tehlikelerle” iç içe bir uğraş olduğunu takip ediyor ve izliyoruz. Devrimciliğin ve pratik hattın terk-i diyar edilmesinin ardından “politik” hattan kopmamak namına bir varoluş biçimi olarak ortaya çıkan dergicilik uğraşının içeriğini de “doğası” gereği pratik hattın eleştirisi üzerine kurulu olarak biçimlendiğine tanık oluyoruz. Pratiğin içerisinde ve dışarıda olmak ile pratiğin eleştirisini “anti-devrimcilik” muhtevası üzerinden gerçekleştirmenin gülünçlüğünü her an “gayretle” izliyoruz!
Pratik devrimci hattın eleştirisini yapmak ile oradan çıkarak başka bir boyutta kendi “öz benlik”ini kurma çabalarını hayretle ve bir o kadar “ilgiyle” takip ediyoruz! Pratik devrimciliğin karşısında pratik hattan koparak yapılan her eleştirinin ve bütünlüğünün aynı zamanda liberalizm gibi esnek bir hat içerisinde karşılık bulması yüksek bir olasılık. Pratiğin doğasını, pratik içerisinde yer alan öznelerle aynı kategorilerle değerlendirerek pratiğin dışarısına çıkmayı ya da dışarısında bir varoluş biçimine dönüştürme çabalarını politik muhtevayı kurmaya çalışan öznenin “arızası” olarak anlıyor, parantez açma ve kapama işlemlerinin birbirlerine karıştırıldığını düşünüyoruz.
Pratik devrimciliğin tarih içerisindeki yer ve önemi bizim tayin ettiğimiz veya edeceğimiz bir kategori değil, ancak politik muhtevanın kurulum ve varoluşuna ilişkin blog içerisinde ortaya koyduğumuz eğilimin bir bedene ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Pratiğin kör bir noktadan kurulumunu, politikanın nesnesizleştirilme “çaba”larının bir ürünü olduğunu görüyor, pratik kuruluma ilişkin var olan edinimin giderek liberal/modernist politik bir kurulumdan beslendiğine tanık oluyoruz.
Kavramsal olanın giderek “politik bütünlüğün” dışarısına atılma çabalarının aynı zamanda pratiğin de [kategorik olmayan] varlığını etkilediğini düşünüyoruz. Tarihin ne olduğu veya devrimci pratik hattın bu seyir içerisinde hangi arızalara tekabül ettiği sorusuna verilen yanıtların kendi dar ufuklarımızla şekillenmesi sadece politik tezahürün sınırlarını tayin etmekle kalmamış aynı zamanda, devrimci kurulumun doğasını da artık başkalaştırmıştır. Liberalizmin tehlikeli olan izdüşümleri sinsi bir şekilde “devrimcilerin gündemi”ne girmiş, bir bakıma “düşmanın yapamadığını” tarihsel bir boyutta liberalizm yapmıştır. Özne, kurulum, pratik, etkileşim, insan, insanlık ve parti anlayışına kadar ortaya çıkan tablo, bu etkinin nüfusuna yönelik etkinin kapsamını göstermesi açısından önemlidir ve bunun pratik yansımaları mevcuttur.
İçerisinde bulunduğumuz coğrafyanın devrimci seyri ve dinamikleri omurga niteliğinde bir dönüşüme girmek zorundadır. Burada açılan parantez; etkileşim kanalları ve ileriye yönelik olarak çıkması muhtemel yerel dinamiklerin ortaklaşması unsurudur. Tam da burada devreye giren liberalizmin aklı olmakta ifade edilen yerel dinamiklerin “gerici” ya da “ilerici” olmadığını “bize” fısıldamaktadır. İlericilik veya gericilik tartışmalarının bile liberalizmin kütüphanesinden besleniyor olmasının iki önemli nedeni bulunmaktadır. Bunlardan ilki, devrimciliğin dar anlamda ise Marksizmin günümüzün politik seyrine ve pratik kurulumuna ilişkin kategorik önemde bir ayracının olmaması, ikincisi ise devrimci kurulumun tarihe havale edilmesidir.(Burada ifade edilen “havale” işlemi farkında olmaksızın pratiğin bir sonucu ya da ortaya çıkan pratiğin politik kompozisyonunu kendi içerisinde etkilemesinin bir sonucudur.)
Mevcut politik kurulum içerisinde öznenin doğasını belirleyen ana işlemin politik görünüm ve çeper olması aynı zamanda, tarihsel olarak ortaya çıkan akımlarla da ilişkinin doğasını belirlemektedir. Bu topraklarda devrimciliğin ete kemiğe büründüğü andan itibaren ortaya çıkan evresel gelişimi “ilerlemeciliğin” kategorileri dâhilinde gerçekleşmiş, laisizmin ve özelde kemalist ideo/politik hattın dili ile politik hat tayin edilmeye çalışılmıştır. Devrimci hareketin elbette kemalizmi bir bütün olarak karşılarına aldıkları dönemler mevcuttur ancak; beslendikleri ana kanalın bir üst başlık olarak modern/laisist siyaset olması, devamlı suretle bir teorik/politik bir tökezleme döneminin yaşanmasına mevcudiyet sağlamıştır. Bir devrimci ya da mazlum pratiğinin, bir pratik olarak var olması ile ifade edilen pratiğin politik kurulumunun “modern ilerlemecilik” içerisinde nereye tekabül ettiği sorusu belirleyici bir işlev görmüştür. Teoloji ile girilen ilişkinin kaba bir idealizmden beslendiğinin; pratik olarak Müslümanlarla girilemeyen ilişkinin nedeninin ise modernist politika olduğunun görülmesi çok zor olmayan bir çeperi ifade etmektedir.
Seyrin içerisinde pratiğin muhtevası, politik ve teorik olarak yaşanan sıçramaların eşiğinde bir anlam ifade eder. Parantez açma işlemi modernist politikanın laisist argümanları dâhilinde oluştuğu sürece pratik bir anda Müslümanlarla yan yana gelmek bir anlam ifade etmez. Burada yan yana gelmeyi anlamlı kılan politik çerçeve bir kopuşun ve kurulumun içerisinde olmak zorundadır. Tarih içerisinde bunun kısmî düzeyde politik, gerçek düzeyde ise pratik örnekleri söz konusudur. Yan yana durmak aynı yerden bakmak anlamına gelmediği gibi, pratiğin kurulumunda da aynı olmak anlamına gelmemektedir. Altı çizilmesi gereken yer; komünistlerin mazlumlarla girdikleri ilişkiyi belirleyecek olanın tarihte bir yerlerde “saklı olduğu” gerçeğini gün yüzüne çıkarmaktır. Bu çıkarma işleminde ortaya çıkacak düşman; aydınlanmacılığın siyasal çocuğu liberalizm ve ilerlemecilik düsturlarıdır. Kavganın çetin olan tarafı etkileşim kanallarını bir konjonktürde ortaya çıkarmak değil, onları politik muhtevanın ana bileşeni hâline getirmektir.
İştirakîyukarıda ifade edilen zorlukların farkındadır; ancak kurulumunun da bu zorluklardan geçmeden oluşamayacağını görmektedir.
Öfkeye ve derde selâm olsun.
Mithat Seloğlu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>