Edip Yüksel’den On Dokuz Mucizesi Semineri

23 Şubat 2013 admin
Bir dizi etkinlik için Amerika’dan Türkiye’ye gelen Edip Yüksel, dün (21 Şubat 2013) Fatih’teki İnşa Kültürevi’nde saat 18.00’de “19 Mucizesi” konulu bir seminere konuşmacı olarak katıldı. Kültürevinin dördüncü katında verilen semineri beşinci katta oturan ve ağırlıklı olarak kadınların oluşturduğu grup, internet üzerinden canlı olarak izledi.
Edip Yüksel, konuşmasına, bir matematikçi edasıyla, sayıların öneminden bahsederek başladı.
“Araplar 1200’lere kadar rakam olarak ebcet hesabını kullandılar. Arapçadaki ‘R’ harfine kadar her harfin bir sayısal değeri vardı. Daha sonra Hind rakamlarını kullanmaya başlayınca ebcet hesabını bıraktılar. Ebcet hesabında kullanılan harfin sayı olduğunu belirtmek için üzerine ya çizgi çekiyorlar ya da o harfleri ayrı bir renkle (kırmızı) yazıyorlardı.”
Bu arada 19 mucizesine karşı olanların da olduğunu belirten Edip Yüksel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ebcet hesabı Yahudi işidir, diyenler var. Kur’an kendisi için ‘rakamlanmış kitap’ tabirini kullanıyor. Bu kafadaki insanlar, yıllarca Müslümanları felsefeye, akla düşman ettiler, aptallaştırdılar. Kâinatın dili matematiktir, mitokondrideki enerjinin yapısı matematikseldir… ‘O her şeyi sayar’ diyor Kur’an Allah için. Bunlara, Kur’an nasıl bir kitap, diye sorsan, ‘Kur’an büyük bir mucize!’ derler. Kur’an’la çelişen bir sürü hikâye anlatırlar. Kur’an, Türkiye’de en çok okunan, en az anlaşılan ve en çok ihanet edilen kitaptır. Bunun bedeli olarak en aşağılık insanlar hâline dönüştük. Bir milyar Müslüman’ı toplasan ürettiği patent sayısı, yedi milyon Yahudi’nin ürettiğinden azdır. Elimize güç geçince hemen firavunlaşıyoruz. Başbakan olunca diktatörleşiyoruz. İktidara gelince; Taliban gibi, İran gibi, Arabistan gibi oluyoruz. İnanın, şeriat gelse dünya büyük bir cehenneme döner.”
Daha sonra asıl konuya dönen Edip Yüksel konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu sistem, 19 mucizesi, inanç yerine aklı koyuyor. Kur’an ‘akledin’ der. ‘Doğumdan ölüme hüccet üzere yaşayın’ der. İslam akıl dini değildir, nakil dinidir, diyen şeytandır! Amerika’da biyokimya uzmanı olarak çalışan Reşad Halife, 19 mucizesi’ni bulmadan önce kendine bir kural koyar: ‘Bir ayeti anlamadan öbürüne geçmeyeceğim’ der. Fatiha suresini bitirir, elif lam mim’de takılır. Allah bu anlamsız harfleri buraya niye koysun? Sonra bir araştırır, görür ki: Huruf-u mukatta harfleriyle başlayan surelerde bu harflerin frekansı en fazla. Bunu 1973’te bir makale olarak yayınlar. Daha 19 mucizesini bulmuş değil. Fakat bu tarihte bir ilktir. Daha sonra araştırmalarını ilerletir ve nihayet 1974’te 19 mucizesini keşfeder. Besmele 19 harf. Kur’anda 114 sure var, on dokuzun altı katı. Besmelede geçen ‘Allah’ kelimesi Kur’an’da 2698 defa geçiyor, 19’un 142 katı. Sonra aklına 19 ayetinin geçtiği Müddesir suresi gelir. Dikkat edin surenin ismi: gizlenen.”
Müddesir suresine dikkat çeken Edip Yüksel, piyasadaki meallerde yanlış çevrildiğini iddia ettiği bu sureyi, projeksiyon ekranına yansıttığı kendi mealinden lazerle takip ederek yorumlamaya başladı:
“(…) Üzerinde on dokuz var, ayetine gelince araya melek lafını sokuşturuyorlar. Haşa, Allah unuttu. Muhammed Peygamber ve sahabeler eminim ki bu ayeti okuduklarında anlamadılar, müteşabih (muhkem olmayan, manası gizli), dediler. Allah ayetin devamında, ‘inkâr edenler için fitne’ diyor 19 ayeti için. Yani Kuran’ın bu mucizesini gören ateist huzursuz oluyor. Müslümanlar için ikna edici.”
Edip Yüksel konuşurken farkında olarak ya da olmayarak müthiş bir itirafta bulunmuştu. Geri bildirim yapmak için, “19 ayetinin sırrını peygamber çözmüş müydü?” diye kendisine bir soru yönelttim. Soruya biraz kızdı.
“Peygamber’i putlaştırırsanız, o her şeyi bilir, Allah’ın ortağıdır, geleceği bilir(?)… Kur’an’ın öğretmeni Allah’tır. Allah’a teslim olacağımıza Muhammed’e teslim olmuşuz. Sahabeleri yüceltmeyi Müslümanlık sayan soytarılar var. ‘Her biriniz Allah tarafından en güzel biçimde yaratıldınız’ diyor bir ayette Kur’an. Sizin gibi insan olan Muhammed’i putlaştırmayın! Her bir sahabe bir put olmuş. Evliyalar, şeyhler, şeyhcikler… Anonim şirket şeklinde bir din olmuş İslam. Muhammed şimdi gelseydi, onu deccal diye taşlardık. Bana diyorlar ki: ‘Sen aklı ilahlaştırıyorsun!’ Akıl, Allah’ın bir ışığıdır, onu nasıl yadsıyabiliriz.”
Bu ilginç salvolarından sonra tekrar 19 mucizesine döndü Edip Yüksel:
“Benim ‘Üzerinde 19 Var’ diye bir kitabım var. 1 Temmuz 1986’da 19 mucizesini Ahmed Deedat (Ahmet Didat)’tan işittiğimde, bu mucize tüm yaşamımı değiştirdi. Allah’a ortak koştuğum şeyleri terk ettim (Hadis ve sünnet). 19, Kur’an’ın matematiksel sisteminin kodudur. 114 sure var, bakıyorsunuz 19’un 6 katı. Besmele 19 harf. Şimdi dünyada yüzlerce ehli kitap bu 19 mucizesi yüzünden İslam’a saygı duyuyor. Bu mucizeyi bulan Reşad Halife, 1990’da öldürüldü. Hem de bir mucize olarak, ayette anlatıldığı gibi… Benim bundan dolayı hayatım tehlikeye girdi, mürtet ilân edildim. 1989’da Amerika’ya göçmek zorunda kaldım. Ama şimdi Kur’an konusunda şüphesi kalmayan, erdemli yaşayan, adalet için ayakta duran insanlar var. Bu bana yeter. 19.org sitesinde bu konuda bir makale yazdım.”
Edip Yüksel, 19 mucizesinin öncülü diyebileceğimiz, diğer Kur’an mucizelerinden de bahsetti:
“Ahret kelimesi Kur’an’da 115 kez geçiyor, dünya kelimesi de 115 kez geçiyor. Yani dünya ve ahret kelimelerinin tekrar sayıları aynı. Şeytan kelimesi 88 kere geçiyor. Bakıyorsunuz ‘melek’ kelimesi de 88 kere geçiyor. Kur’an’da böyle diyalektik bir mantık var. Karşıtlar eşit geçiyor. Ay kelimesi 12 kere geçiyor. Gün kelimesi 365 kere geçiyor. Allah buralarda matematiksel bir mesaj veriyor bize. Gün kelimesinin çoğulu olan ‘eyyam ve yevmeyn’ kelimeleri de toplam olarak 30 kere geçiyor. İlginç! Daha sonra 19 mucizesi keşfedildi. Besmele 19 harf. 114 sure var, 19’un 6 katı. Hatırlar mısınız, bir ara Ceviz Kabuğu’na çıkmıştım. Süleyman Ateş vardı, bir de matematik profesörü. Daha sonra bazı ateistler o profesöre kızmışlar, niye Edip Yüksel’i mat edemedin diye. Benim matematiğim iyidir. Ebcet hesabını kâhinlik gibi kötü amaçlar için kullananlar da var. Ömer Çelakıl diye bir adam var televizyonda, ezoterik, keyfî şeylerden bir şeyler çıkarıyor. Burada nesnel gerçekçi bir yöntem izlemek gerekir. Nesnel gerçekçi ne demek: yanlışlanabilir, doğrulanabilir, örneklenebilir demek. Bizim anlattıklarımız öyle keyfî şeyler değil, yüzde yüz nesnel. Bu araştırmalar için Kur’an’daki harfleri tek tek elle saymanıza gerek yok, şu elimde tuttuğum Mu’cem-ul Müfehres (Kuran Kelimeleri Fihristi) var, oradan bakabilirsiniz. Yine besmelede geçen kelimelerden birisi olan ‘Allah’ kelimesi Kur’an’da 2698 defa geçiyor. 19’un 142 katı. ‘Kuran En Büyük Mucize’ kitabı ilk çıktığında Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç tarafından, hiç sorgulanmadan, Ramazan’da bedava dağıtıldı. Daha sonra, fitneymiş, deyip yasakladılar. Yani bu tip adamlar kabul ederken de sorgulamıyor, reddederken de. Tevbe suresinin son iki ayeti 19’u sağlamıyor, bu konuda epey sıkıntı yaşadım. Allah’ım ilmimi artır, diye dua ettim. Rahim kelimesi kuranda 57 defa geçiyor, 19’un 3 katı. Kur’an’da 9. surenin başında besmele yok. Ne oldu? 19’u bozdu. Fakat bir de bakıyorsunuz, Neml (karınca) suresinde bu eksik tamamlanıyor. 114,  19’un 6 katı. Allah seni meraklandırmak istiyor. Huruf-u mukattaların iki anlamı var. Birincisi rakam, diğeri harf…”
19 ayetinin içinde yer aldığı Müddesir suresindeki “O, sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyenler için uyarıcıdır” ayetinin bir tezahürü olarak bu konuda çok ileri gittiklerini söyleyen Edip Yüksel, bunu, projeksiyon ekranına yansıttığı bir tablo ile izleyicilere gösterdi.
“19 mucizesinin alt türevleri de var. Arizona Üniversitesi’nde bir matematik profesörüne bu tabloyu gösterdim. Tablodaki verilerin Kuran’da geçen harflere ait olduğunu da söylemedim, herhangi bir ön kabul olmasın diye… Tablodaki bilgileri şöyle formüle etti. 9(R3)=(R1+R4)+2(R2+R5) Müthiş bir şey! 19 mucizesi, inancı inanç olmaktan çıkarıyor, artık rasyonel düşünmeye başlıyorsun. İki kere iki falanca imama göre beştir, falanca imama göre de altıdır ve hepside haktır diyemezsin! Ben Arizona Üniversitesi’nde 12-13 yıldır mantık okutuyorum. Orada 19 mantık kuralı var. Bu Allahın bir ayetidir.”
Konuşmanın burasında dinleyici sıralarından bir soru geldi Edip Yüksel’e:
“Birinci sorum: 19 mucizesi Kuran’da var da İncil’de niye yok? Hani Allah’ın sünneti tekti? İkincisi: Tevbe suresinin son iki ayeti 19’u bozduğu için yoktur, diyorsunuz. Bu görüşünüz değişti mi?”
“O ayet ‘Ey Muhammed deki’ diye başlar. Sonra ‘Allah bana yeter! Ondan başak ilah yoktur. Ben sadece ona güvenip dayanırım. O yüce arşın sahibidir’ diye devam eder. Dolayısıyla o ayet Allah’ın sözü değil, Muhammed’in sözüdür, duadır. Bunlara takılıp kalmayın. Thomas Paine (Tomas Peyn), ‘Tanrı kelâmı evrendir’ der. Ama ben bu konuda, Allah’ım ilmimi artır, diye dua ediyorum.”
Bu son derece politik cevaptan sonra bir soru daha geldi:
“Tevbe suresinin son iki ayeti şimdi bilemeyeceğimiz bir şifre içeriyor olamaz mı?”
“19 mucizesi 74. surede geçiyor, 1974’te keşfediliyor. 19×74=1406. Kuranın çıkışından 1406 yıl sonra keşfediliyor. Bunlar bir tesadüf olamaz.”
Salondaki görevliler, Edip Yüksel’in seminerinden sonra salonda Atasoy Müftüoğlu’nun da semineri olduğunu, söyleyerek dinleyicilerin başka soru sormasına izin vermediler. Seminer beklenenden daha kısa bir sürede bitirildi.
Haber: Osman Akyol
22 Şubat 2013 Cuma, İstanbul
Not: Haberin videosu adilmedya.com’da yayınlanmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>