Bilinç Kontrolü ve Burjuva Medya

2 Ocak 2013 admin

“A. Smith’e göre, bir toplum ‘üyelerinin çok büyük bir bölümü sıkıntı içinde olduğu zaman elbette mutluluk ve gönenç içinde olamayacağı’, toplumun en zengin durumu çoğunluğun bu sıkıntısına yolaçtığı ve ekonomi politik de (genel olarak özel çıkar toplumu) bu aşırı zenginlik durumuna götürdüğü için, toplumun mutsuzluğu, öyleyse ekonomi politiğin ereğidir.”(*)

“Gönenci artan bir toplumda, yalnız en zenginler hâlâ para faizi ile geçinebilirler. Bütün öbürleri, sermayelerini ya bir girişime yatırmak ya da tecime bağlamak zorundadırlar. Bunun sonucu, sermayeler arasındaki rekabet artar, sermayeler birikimi daha büyük olur, büyük kapitalistler küçükleri yıkıma uğratırlar ve eski kapitalistlerin bir bölümü işçiler sınıfı içine düşer; işçiler sınıfı, bu katılma sonucu, bir bölümü bakımından yeni bir ücret indirimine uğrar ve birkaç büyük kapitaliste daha da büyük bir bağımlılık içine düşer; kapitalistler sayısındaki azalma sonucu, artık işçi bulmadaki rekabetleri hemen hemen hiç kalmamış ve işçiler sayısındaki artma sonucu da, işçiler arasındaki rekabet o kadar büyük, doğaya o kadar aykırı ve o kadar zorlu bir duruma gelmiştir. Öyleyse işçi sınıfının bir bölümü, orta kapitalistlerin bir bölümünün işçi sınıfı içine düşmesi kadar zorunlu bir biçimde, dilencilik ve açlık durumuna düşer.”(**)
Yani yukarıdan aşağıya doğru bir basınç oluşur. Basınç sonucu altyapı ne kadar akışkan sıvı, yani örgütsüz ise aynı oranda yatay olarak genişler. Ne kadar katı yani örgütlü ise aynı oranda dikine basınç uygular. Basıncın şiddetine göre altyapıyla üstyapıyı birbirinden ayırma eğilimini içinde taşır.
Uygulanan basınç sonucu mutsuzluk ereğinin genişlemesi örgütsüz toplumda işçiler arasındaki rekabeti arttırır. Aynı oranda eşitler arasında öfkeye yol açar. Bireysel şiddetin artmasına sebep olur. Ereğin işlevini yitirmesi ise toplumsal ayaklanmaların önkoşuludur.
Toplumsal ayaklanmalara karşı nesnel gerçeklikten uzaklaştırmak için ABD’nin medya yoluyla toplum bilincini kontrol altına alma I. Dünya Savaşı’nda ve II. Dünya Savaşı’ndan sonra etkin olarak kullandığı yöntemdir. ABD medya işbirliğiyle hem komünist tehdide hem de olası krizlere karşı toplumu denetim altında tutmuştur. Bu yöntem ABD müttefikleri tarafından da etkin olarak kullanılmaktadır. 
Medya işbirliğiyle toplumun bilincini kontrol etme bizde de bir ABD müttefiki olarak ekin olarak kullanılmaktadır.  Bir örnekle genişletmek gerekirse;
Burjuva görsel ve yazılı medyanın haberleri verme sıralamaları birbirinden farklılık gözetmez.
Siyaset, çatışmalar ve asker cenazeleri ilk iki sayfaya sığdırılır. Okura bu sayede burjuva davası aşırıya kaçmamak koşuluyla sahiplendirilir. Fazlası içinde liberalizmi delip faşizme kayma eğilimini barındırır. Bu yöntem, ABD’nin pasifist insanlara savaş tutkusu yaratma projesiyle örtüşmektedir. Üçüncü sayfa ise bireysel şiddet suçlarının işlendiği bölümdür. Burası, okura şükretmesi gerektiği, ondan daha kötülerinin var olduğunun içselleştirildiği, yani bu mutlulukla yetinmesi gerektiğinin öğretildiği kısımdır. Son olarak okur spor sayfasıyla afyonlanır ve ona gazete ekleriyle aşağı burjuva ahlâkı aşılanmış olur.
Fakat nesnel gerçeklikle, medya işbirliğiyle örülen yapay gerçeklik kendi içinde çelişkileri ve çatışmaları da barındırmaktadır.
Çelişki topluma yeni hareket alanları açmaya zorlamaktadır. Sosyal medyanın “Arap Baharı”nda alternatif bilgi edindirme ve ayaklanmalarda etkin rol oynadığı görülmektedir.
Washington Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda “Arap Baharı”nda yaşanan ayaklanmalarda 3 milyondan fazla tweet, binlerce blog gönderisi ve yüzlerce gigabyte’lık video yüklendiği ortaya çıkmıştır. Eylemler öncesinde devrim hakkında online konuşmalar ve uluslararası sınırötesinde protestolara ilham veren hikâyeler sosyal medyada tartışılmıştır.
Sonuç olarak kapitalizm yapay gerçeklikle toplum bilincini kontrol ederek örgütlü yahut örgütlülüğe yüz tutmuş her şeyi dağıtmak ister. Çünkü dağılan (örgütsüzleştirilen) her şey daralma ve yer tutma eğilimindedir. Birleşen her şey (örgütlü) genişlemek, üremek, yani ivme kazanmak zorundadır.
Doğal örgütlü yaşamla kapitalizm tarafından dayatılan örgütsüz yaşam çelişkisi toplum tarafından çözümlene bildiği alan boyunca alternatif üretmektedir. Baskın haber kaynaklarının içinden delip çıkan sosyal medyanın “Arap Baharı”ndaki etkisi bunlardan biridir.
Onur Karaca
(*)   Karl Marks, 1844 Elyazmaları (Eriş Yayınları, s. 19).
(**) Karl Marks, 1844 Elyazmaları (Eriş Yayınları, s. 18).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>