Müslüman Sol Üzerine

22 Kasım 2009 admin
Son dönemlerde gündeme giren bu ifadenin, kafaları oldukça karıştırdığı şüphesiz. Nitekim kullanılacağı alan dikkate alındığında şüpheler pek de abartılı değil. Yıllarca; Adalet, eşitlik, kardeşlik, hak, refah, kalkınma, demokrasi, nizam, sosyal adalet vb. terim ve sloganlar kullanılarak, siyasi partiler, örgütlenmeler ya da benzeri kuruluşlar ortaya konmuştur. Ancak bu yapılanmaların istinasız hiçbiri zulüm, sömürü, haksızlık vb. ihanetlerden geri durmamışlardır. Üstelik dini cemaat, dernek, tarikat vb. oluşumlar da farklı eylemler sergilememişlerdir.
Yıllardır bu topraklarda siyasetin ve politikanın kirletilmesinin sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Bu ülkede siyasi başarıların sonucu, sadece ve sadece kazananlara rant, çıkar kapılarının açılması anlamına gelmekte. Halkın sorunları, açlığı, imkân ve olanaksızlıkları kimsenin umurunda değil. Öyle ki artık vatandaş umudunu kesmiş; “yesinler, ona alıştık da bari kırıntılarını bizlere verecek olanları bulalım” demekte. Anlayacağınız halk artık gücünün bile farkında değil. En büyük gücün, bir ülkede yaşayan halkın iradesi olduğu gerçeği unutturulmuş, onun yerine paranın ve gücün hâkimiyeti yerleştirilmiş. İktidara ve yönetime aday olabilmek dahi bir takım çıkar ilişkilerine dayalı. İktidarı talep edebilmek için, halktan biri olmaktan çok, zengin işadamlarıyla olan ilişkileriniz önemli.
Şimdilerde de birileri Müslüman sol kavramını dillendirmekte. Bu kavramı irdelemekten çok içinin neyle doldurulacağı önemli sanırım. Toplumun sorunlarını emperyalist ve kapitalist emellere kurban etmeyecek, siyaseti ve siyaset yapmayı zenginlerin tekelinde olmaktan kurtaracak, parayı gelir getiren bir meta olmaktan arındıracak bir yapı, politikayı, sınıfsız toplumu yaratma temeline dayandıracak, zenginlerin ve imkân sahiplerinin değil, ezilenlerin ve gariplerin yönetip yönlendireceği çıkarsız bir oluşum.
Müslüman sol ifadesi; aslı itibarı ile oldukça tutarlı görünse de, aslında İslam’la ya da sosyalizmle tek başlarına ortaya konması mümkün bir yapıyı ifade eder. Gerçek anlamıyla ortaya konması durumunda, İslam’ın toplumsal yapıya ilişkin söylemlerinin; adaleti, anti-kapitalizmi, fırsat eşitliğini vb. emrettiğini, aşırı zenginliği, fakirliği, özel mülkiyeti, paranın para kazanmasını, sömürüyü, çıkar ilişkilerini vb. ise şiddetle yasakladığını görürüz. Nitekim tüm peygamberler gönderildikleri toplumlarda sosyal adaleti yaygınlaştırma mücadelesi vermişler, buna engel olmaya çalışan; faizci (kapitalist) ve çıkarcı güçlerle ise savaşmışlardır. Hepsi zamanlarının sosyalist devrimcileri olmuşlardır. İslam ve sosyalizm, bu iki ifade özlerinden uzaklaştırılarak, uzun yıllardır birbirlerinden farklı anlaşılmalarını sağlayan ihanetlerle temellendirilmeye çalışılmıştır. Öyle ki bu ihanetler, özünde insanlığın kurtuluşunu temel alan “iki” anlayışın birbirlerini dışlar hale gelmesini sağlamıştır.
Müslüman sol ifadesi, bu ihanetlerin karanlığını ortadan kaldıracak, bu birliği hakkıyla ortaya koyacak, menfaat ve çıkar gözetmeyen, halkları ezilmişlikten kurtaracak bir iradeyle ortaya konmalıdır.
İnsanlarımız, açlıkla ve yoksullukla yüz yüzedir. İşsizlikle, evsizlikle, sömürüyle, zulüm ve haksızlıklarla yaşamak zorunda bırakılan kadın, erkek ve çocuklarımız artık dayanamaz hale gelmiştir. Böyle bir zamanda hala şekilci bir din anlayışına mahkûm olmak ya da dini dışlayan bir sosyalizmden bahsetmek de neyin nesi. Bu anlayışlar, düpedüz her iki tarafı da tahrip etmektedir. Birinin yaşamla, diğerinin insanla olan ilişkisini koparmaktadır.
“Size ne oluyor da Allah yolunda ve o ezilen erkekler, kadınlar ve yavrular uğrunda mücadele etmiyorsunuz ?…” NİSA / 75
Zamanımız; tüm önyargılarımızı bir tarafa bırakarak, ayrıntılarda boğulmadan, sosyal adaleti sağlamak adına el ele verip; zulme, haksızlıklara ve sömürünün her çeşidine karşı mücadele etme zamanıdır.
Vesselam.
Serdar Tatlı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>