İşçilerimiz Neden Ölüyor?

5 Kasım 2014 admin

İşçilerimiz Neden Ölüyor?

Yeni Türkiye yolunda “ihtimal, bazı ocaklar sönecektir” diyor Markar Esayan. Fakat bu fedakârlığın gariban emekçilerden beklenmesinin absürtlüğünü tartışmıyor. Binlerce liralık saatler takan, milyonlarca liralık ‘saray’larda oturan Devlet erkânının bu fedakârlıkları göstermesini beklemiyor, teklif dahi edemiyor. Meseleyi daha iyi kavramamız için geçmişe bir çizgi çiziyor Markar Esayan, bu çizgi ile Türkiye’ler arasında ‘yeni’ ve ‘eski’ ayrımı yapıyor, sonra “eskiden de böyle şeyler olduğu” gerekçesiyle normalleştiriyor günümüzde yaşanan iş cinayetlerini. Müsaademizi isteyerek, geçmişe giden dönem başbakanlarını hatırlatıyor bize, normalleştirmeyi nereden öğrendiğini anlayabiliyoruz.

Yazıyı okurken kafamıza takılan sorulardan biri de Markar Esayan’ın bugün Yeni Türkiye için ne fedakârlık yaptığı oluyor. Markar Esayan, görünüşe göre yaşlılıktan vefat etmiş anne ile babası üzerinden Yeni Türkiye olumlaması yapmak ve kategorize ettiği muhalifleri eleştirmek haricinde, Yeni Türkiye için ne yapıyor acaba? İktisadî kalkınmamızın hızı durdurulamıyorken, her şey bu kadar iyiye giderken, bu iyi gidişe Markar Esayan’ın tek katkısı bu tip yazılar mı? Doğrusu, kendisinin besin zincirindeki yerini sorgulamamız için güzel bir fırsat. Acaba kullandığı ‘ataerkil’ ve ‘ontolojik’ gibi kelimelerle entelektüel statüsünde değerlendirilmeyi mi bekliyor? Bu haliyle, Orwell’ın çiftliğindeki domuzları hatırlatıyor Markar Esayan; son 12 yılda 14 binden fazla işçi hayatını kaybetmişken, iktidarı korumaya ve yüceltmeye adanmış düşün emekçiliği kullanışlı bir meslek olsa gerek.

Velhâsıl, art arda gelen iş cinayeti haberleri işçi hayatının değersizliğini açık biçimde gösterse de, işçi ölümleri üzerinden ajitasyon yapmanın paha biçilmez hafifliğine de şahit oluyoruz. Neoliberal politikaların işçi hayatını hiçe saydığı bilinmiyormuş gibi, kâğıt üzerindeki yüksek kalkınma oranları gösterilerek bu ölümler normalleştirilmeye çalışılıyor. Normalleştirme dayanağı değişen konjonktüre göre kimi zaman “fıtrat”, kimi zaman “kader” olduğu gibi bazen de “iktisadî kalkınma hızı” oluyor.

Böylesi saçmalıkları okumaktan da, teşhir etmekten de utanır olduk. Ancak biliyoruz ki bu rezillikler yüzümüzü utançtan değil, öfkeden kızartmadıkça bu devran böyle dönecek.

Doğukan Sever

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>