Sermaye ve Devlet İşbirliğinin Neticesi: Maden Faciası!

14 Mayıs 2014 admin
Manisa’nın Soma ilçesinde özel bir şirkete ait kömür işletmesinde meydana gelen patlamada 232’den fazla madencinin hayatını kaybetmesi hepimizi derin bir üzüntüye boğmuştur.
MAZLUMDER ailesi olarak ölenlere rahmet ve mağfiret, yaralılara acil şifa diliyor; patlamada hayatını kaybeden emekçilerin ailelerinin ve sevenlerinin acısını paylaştığımızı ifade etmek istiyoruz.
2012 yılında yalnızca maden sektöründe 81 işçinin, 2013 yılında ülke genelinde 1235 emekçinin ve 2014 yılının daha ilk dört ayında en az 369 emekçinin ağır ve denetimsiz çalışma koşullarında hayatını kaybettiği düşünüldüğünde, yaşanan bu can kayıplarının “ihmal” ya da “kaza” olarak geçiştirilemeyeceği ortadadır.
Karşımızda amansız bir kâr hırsıyla rekabet eden yerel ve küresel sermaye ile insanın en temel haklarından yaşama hakkının dahi riske atılabildiği çalışma koşullarını hakkıyla denetlemeyen devletin işbirliği neticesinde oluşan ciddi ve çok boyutlu bir sorun bulunmaktadır. Nitekim Soma’daki maden faciası da bu işbirliğinin acı bir neticesidir.
Her ne kadar Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. yetkililerince “kaza” olarak nitelendirilen patlamanın “alınan en yüksek ve sürekli denetim altında olan tedbirlere rağmen” gerçekleştiği iddia edilse de, muhalefet partileri tarafından teklif edilen fakat iktidar partisi tarafından reddedilen meclis araştırma önergeleri, ortada ivedilikle aydınlatılması gereken bir durum olduğunu göstermektedir.
Mezkûr soru önergesinde; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çeşitli tarihlerde yapılan teftişlerde tespit edilen noksanlara rağmen üretim faaliyetlerinin durdurulmadığına, bunun yerine para cezası ile yetinildiğine dikkat çekilmişti. Haliyle, yaşanan bu ağır kaybın basit bir ihmal olarak değerlendirilmemesi gerektiği aşikârdır. 
Maden ocakları işçiliğinin hata kabul etmeyen, ağır ve tehlikeli işler sınıfına girdiği ve en ufak bir noksanın hayatî tehlikeler doğurabileceği gerçeğine rağmen, denetimlerin yetersiz kalması, tespit edilen hatalara ve eksikliklere karşı kalıcı çözüme dönük ciddi yaptırımların uygulanmaması çok ağır bir sonuca yol açmıştır.
MAZLUMDER olarak hepimize yeniden büyük bir acı yaşatan böyle bir hadisenin tekrar etmemesi için siyasi iktidarın kamusal yetki ve denetim mekanizmasını işçilerin can sağlığı ve güvenliğini korumak üzere etkin bir şekilde işletmesi gerektiğini hatırlatıyoruz. Bunun için Uluslararası Çalışma Örgütü’nün, işverenleri kazaları önlemek için her türlü önlemi alma, riski kaynağında bertaraf etme ve güvenli çalışma sistemleri tasarlama gibi maddelerle yükümlü tutan “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi”nin acilen imzalanmasını talep ediyoruz.
Ahmet Faruk ÜNSAL
MAZLUMDER Genel Başkanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>