Kapitalizm

2 Nisan 2010 admin
Dinî dünya görüşünde kapitalizmin her çeşidi ret edilmiştir ve mahiyeti itibarıyla şirktir, sirkattir.
“O riba’yı yiyenler, şeytanın bir dokunuşla çarptığı kişinin kalkışından başka türlü kalkamazlar bu böyledir, çünkü onlar, alış–veriş de riba/faiz gibidir demişlerdir oysaki Allah, alış–verişi helâl, ribayı haram kılmıştır. Kendine rabbinden bir öğüt gelip de yaptığından vazgeçenin geçmişi, kendisinin işi Allah’a kalmıştır. Yeniden ribaya/faize dönene gelince, böyleleri ateşin ehlidirler, orada sürekli kalacaklardır.” “Allah riba’dan beklenen artışı/artı değeri mahveder, sadakalar (ortakça bölüştürme) karşılığında artışlar getirir. Allah nankörlüğe batmış günahkârların hiçbirini sevmez.” “İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üreten, namazı bilinçli kılan (11 / 87 de bildirildiği anlayışı ile), zekâtı doğru verenler için rableri katında kendine özgü ödülleri vardır, onlara korku yoktur ve onlar tasalanmayacaklardır.” “Ey iman sahipleri, Allah’tan korkun, ve eğer inanıyorsanız riba’dan geri kalanı bırakın.” “Eğer yapmazsanız, Allah ve resulünden bir harp ilânı duymuş olun, tövbe ederseniz, “Ru’usül-emval” anamallarınız sizindir, böylece ne zulüm edenlerden olursunuz, ne de zulme uğratılanlardan.” “Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyene kadar beklenir. Borcunu sadaka/ortaklaşmak sureti ile ona bağışlarsanız sizin için daha iyi yoldur, eğer bilirseniz.” (2 / 275- 280)
Açıklama:
Yukarda kayıtlı 2/279 ayette ki “Ru’usül-emval” baş mallar, yani sermaye, kapital demektir. Ribâ ise Arapça kelime olarak mastar olup, sözcüğün kökeninde mutlak çoğalma, ziyadeleşmek ve fazlalaşmak anlamı vardır ki, artı değer demektir. Kapitalizm /Anamalcılık, Sermayecilik, Serbest Piyasa Ekonomisi, Serbest Girişinin Ekonomisi adlarıyla da anılır. Liberal sistem, serbest ticaret, karma ekonomi deyimleri de kapitalizmi belirtir. Kapitalist ekonominin temel özelliği üretim kaynakları ile üretim araçlarının özel ellerde bulunmasıdır.
Doğrusu, riba’nın /faizin en gelişmiş biçimi olan Kapitalizm, infakın ve tasadduk düzeni olan Ortaklığın tam zıddı olup bu iki iktisat düzeninin her birinin prensipleri diğerinin aksine işler. Allah, muhtaç kimselere infakla tasadduk yöntemi ile mal bölüştürmeyi bereketlendirir, Riba’yı/artı değeri ise imha edeceğini bildirmektedir. Dolayısıyla riba yiyen kimse Allah’a ve resulüne savaş açtığı ve bu gibiler, şeytanın kendilerine çarpıp mesh ettiğini ve bu itibarla da (4 /118 – 119) ayetlerin hüküm beyanına istinaden, bu kimselerin âdemiyet/insanlık özünün silindiği, onun yerine cann/cinn ruhunu alarak hayvan-ı natıka derecesine düşeceği, sonuç olarak sermayedar/kapitalist kimse ebediyen ateş ehli olacağı, (2/275) ayetten anlaşılmaktadır.
Sömürücü Kapitalistin Piri Karun
28/Kasas Suresi:
76- Karun, Musa’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü-kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona demişti ki; “Şımarma, Allah şımaranları sevmez.”
77- “Allah’ın sana verdiği bu servet içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana nasıl iyilik ettiyse, sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk isteme, çünkü Allah bozguncuları sevmez.”
78- Karun: “Bu servet, ancak bende mevcut bir bilgi (anamalcı-artı değer iktisat ilmi) sayesinde bana verildi” dedi. O bilmiyor mu ki, kendisinden daha güçlü ve ondan daha çok cemaati bulunan nice kimseleri Allah helâk etmişti. Suçlulardan günahları sorulmaz. Çünkü Allah onları bilir.”
Firavun siyasî zulüm ve baskıda âlem (sembol) olduğu gibi, Karun da malî baskı ve vurgunculukta âlemdir. Bu şekilde Karun hikâyesi, ihtikârcı, vurguncu bir kapitalist kıssasıdır.
Musa’nın kavminden idi. Yani İsrailoğullarından ve Musa’nın akrabasından idi. Derken onlara karşı azgınlık etti, vurgunculuk yaptı, zekâtını vermedi, Musa’ya isyan etti.
“Yuh olsun soyanlara, insan etini yiyip kan içenlere ve halkları çekiştirip gülenlere, o halk düşmanı kapitalist kimselere. O (süfyan) ki mal biriktirdi ve o saydı ve o sanır ki malı kendisini sonsuzlaştıracaktır. Hayır, iş sandığı gibi değil. Yemin olsun ki o Hutame’ye fırlatılıp atılacaktır. Hutame’nin ne olduğunu bilir misin? İşte o Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir. O ki tırmanıp işler yüreklere. Ve o onların üzerine kitlenecektir. (Mustazaflar hükümranlığı altında) zindanlar içindeki uzatılmış sütunlar arasında.” (104 / 1 – 9)
“İnsanların/halkın malları içinde, artsın diye riba olarak verdiğiniz, Allah katında artmaz. Allahın yüzünü/rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte onlar kat kat artıranlardır.” (30 / 39)
Kapitalizm, Hakkın Nazarında Şirk Koşmaktır, Halkın Nazarındaysa Hırsızlıktır
“Yoksa onların mülkten bir payımı vardır ki (yoktur) Halk’a bir çekirdek filizi kadar vermezler.” (4 / 53)
“Men edildikleri hâlde artı değer (riba) almaları ve her çeşit sömürü yolları ile halkın mallarını yemeleri yüzünden (onları güzel yaşantıdan ve bol maişetten mahrum ettik) ve içlerinden inkâra sapanlara da acı bir azap hazırladık.” (4/ 161)
“Ey iman edenler, Ribayı/artı değeri öyle kat kat katlayarak (sermaye vererek/ üretim aracı vererek fazlalık payı şeklinde) yemeyin. Allah’a isyandan korkup korunun ki kurtuluşa erebilesiniz. Hem o kâfir sömürücüler için hazırlanmış ateşten korunun.” (3 / 130 – 131)
“Gerçek şu ki, her çeşit haksızlıkla halkın malını yerler. “(9 /34)
Bu ayetlerden anlaşıldığına göre kapitalizm, yani anamalcılık, iktisat düzeninin kaynaklandığı ve beslendiği temel kaynak, Allah’ın mülkünde bir çeşit ortaklık olduğundan dolayı gizli şirktir. Kapitalizmin ikinci temel beslenme kaynağı, dolaylı yolda, hileyle artı değer biçiminde halkın emeğini ve emvalini çalmak olduğundan hırsızlıktır. Kapitalizm düzenin temel altyapısı özel mülkiyet olduğunu şu ayetten anlıyoruz.
“Ya Şuayb, senin namazın mı atalarımızın taptıklarını terk etmemizi ve de mallarımız konusunda istediğimiz gibi davranmayı yasaklıyor.” (11 / 87)
Özel Mülkiyet Nedir?
Özel mülkiyet kapitalist ekonomilerin en önemli temel kurumlarındandır. Özel mülkiyet kavramının anlamı kısaca şudur: Mal sahibine, sahibi olduğu mallar üzerinde tam bir denetleme ve kullanma yetkisi ve hakkı verilmesi, tanınan bu hakkın da toplum tarafından korunmasıdır. Daha kesin çizgilerle diyebiliriz ki, özel mülkiyet, değer taşıyan nesneleri alma, saklayıp hazine etme, kullanma ve elden çıkarma hakkıdır. Ayrıca mal sahibine, malını bizzat kullanma hakkının yanı sıra, o malı başkalarının kullanabilmesi için gerekli şartları koyma yetkisini/mutlak malikiyeti de verilmektedir. Zenginliğin birikimini ve korunmasını teşvik eden temel unsur, özel mülkiyet kurumudur. Bu koşulların devam etmesi hâlinde özel mülkiyet, kapitalist ekonomilerin en belirgin ve en etkili temel altyapı kurumu olmaya devam edecektir. Özel mülkiyet ortadan kalktığı zaman -ki böyle bir durumda ekonomik kararların kaynağı özel mülkiyetçi sınıfın dışında bir kurum olacaktır- kapitalist düzen de varlığını yitirecektir. Dolayısıyla her çeşit haksız kazanç düzeni olan kapitalizmin, sacayakları şirk ile sirkat (Allah’a ortak koşmak ile halkın malını çalmak) olmuş oluyor ki, (kapitalist, emperyalist) israfçıların düzeni olan firavunluktur. “Firavun haddi aşanlardan/müsriflerden hem büyüklük taslayanlardan, dolayısıyla hegemonya kurmuş biriydi.” (44/31)
“Ve işte israfçıların düzenine asla uymayın, onlar ki yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik düzenliği korumuyorlar/ıslahat yapmıyorlar.” (26 /151 – 152)
92/ Leyl Suresi
1. And olsun bürüyüp örttüğü zaman geceye 2. Ve parıldadığı zaman gündüze. 3.And olsun erkeği de dişiyi de yaratana. 4. Ki sizin emek gayretiniz mutlaka dağınık ve parça parçadır. 5. Kim malını verir ve sakınırsa, 6. Ve güzeli/hakkı doğrularsa, 7. Biz ona en kolay olanı kolaylaştıracağız. 8. Ama kim cimriliğe sapar ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür ekâbir sınıfından olursa, 9. Ve güzeli Hakikati yalanlar ise, 10. Biz onu en zor (en derin kara deliğ) olana sevk edeceğiz. 11. Aşağı yuvarlandığında malı onu kurtarmayacaktır.12. Doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir.13. Sonrası da öncesi de sadece bizimdir. 14. Ben sizi, köpürerek yanan bir ateşe karşı uyardım.15. Sadece karanlık ruhlu azgın girer ona 16. Yalanlamış, sırtını dönmüş o. 17. İyice sakınan da ondan uzak tutulur. 18. O ki temizlenip arınsın diye tüm malını verir. 19. Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur. Hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. 20. Yüceler yücesi Rabbinin yüzünü özleyip istemek için veren hariç. 21. Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.
“Ey iman edenler, Alışverişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin / ihtiyacı olanlarla bölüşün. Kâfirler, zulmedenlerin ta kendileridir. (2 /254)
“Göklerde ve yerdeki her şey O’nundur. Her zaman otorite O’na aittir. O hâlde Allah’tan başkasından mı çekiniyorsunuz?”(16/52)
Derviş Keskin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>