Asr-ı Zuhur

16 Mayıs 2010 admin
“Sağ”’ın sol gözü, “Sol”’un da sağ gözü kördür! Sol insanın Aşkın, Mutlak’la irtibatlı tarafını, sağ da isyan ve adalet duygusunu ıskalamıştır. (İstisnalar kaideyi “bazen” bozmazlar!)
İslamî hareketin iki gözü de görüyor olmalıdır.
***
Toplumun dışsal bir gerçekliği ve şahsiyeti (vücud-u hariciyyesi), dolayısıyla hedefi ve ilerleme doğrultusu olduğu hakikati, toplumcu-ilerici ideolojilerin temel savı olarak bayraklaştırılmışsa da, bu, “her ümmetin bir eceli olduğu” Kur’anî hakikatinde ifade edilmiş İslamî bir gerçekliktir. Eceli olanın, hayatı ve şahsiyeti de vardır çünkü.
İbn-i Haldun’un bu keşfinin Kur’anî kaynağı hakkında Batılı sosyoloji yazınında herhangi bir işaret yoktur.
***
İnsanlığın nihaî kemaline, ideal ilahi-İslamî toplumun tüm yeryüzünde kurulmasıyla varılacaktır, bu hakikatin insanın “zati kötülüğü, sömürünün kaçınılmazlığı vs.” türünden varsayımlarla örtülmesi “sağ sapmadır” ve -Muhammedî İslam’ın bağlılarının dışında- kulak vereni fazla olan bir teranedir bu.
***
İmamet, Ümmet’in bu tarihsel yürüyüşünün ışığı, alemdarı ve Dr. Şeriati’nin deyişiyle “yönüdür”. Muhammedi Risalet, Mehdevî Zuhur ile çevrimini tamamlayacak, Nur-u Muhammedî tüm âlemde tezahür edecek ve böylece “ Allah Nurunu tamamlayacaktır”.
***
Bu bir ütopya değil, insanlığın binlerce yıllık susuzluğunun son bulmasıdır, ilahi felsefedeki tümdengelimci, “fıtrat deliliyle” söylersek, eğer “susuzluk varsa, su da vardır.” Küfrün çöllerinde görülen seküler seraplardan temelde farklı olan bu iman, tarihin sonuna gelindiğini iddia eden Pentagon ideologlarının ve erken havlu atan turuncu, liberal “İslamcıların” karşısında birleştiği Hizbullahî hattır!
***
Ehl-i Beyt İmamlarına isnad edilen bazı rivayetlere göre, Zuhur sonrası kurulacak ideal toplumda mal eşit paylaşılacak, hatta ve dahi “para ve mahkemeler” bile kalkacaktır. (Ali Kurani, Asr-ı Zuhur) “Kitab’ın tatil edilen ahkamı ihya edilecek”, “insanlığın aklı kemale erecek, yirmi yedi cüz ilmin -ki sadece üçü açıklanmıştır insanlığa bugüne dek- yirmi yedisi de beşeriyetin hizmetine sunulacak”… (Elbette Allah’ın işleri hikmet üzeredir, bu ilahi nimetlerin ifazesi için de insanlığın buna layık olabileceği bir düzeyde olması gerekir; yani emek, birikim ve mücadele dıştalanmış değildir hiçbir zaman.)
***
Bu, tüm devrimci ütopyaların nihaî vizyonu, dünyasal durumun “berzah cennetine” en yakın olduğu an, insanlığın şafak vakti, İslam çağıdır!
“Sabah yakın değil mi” (Hud, 81)
Ozan Kemal Sarıalioğlu

One Response to “Asr-ı Zuhur”

  • Sayın Ozan Kemal Sarıalioğlu,<br /><br /><br />Ellerinize sağlık. Oturmuş bilgi algılarınızı kısa ve öz, uygun düşen ve yazıyı oldukça anlamlı kılan cümlelerle dile getirmişsiniz. <br /><br />Bu bir kimlik. Düşüncenizi çok iyi açıklamışsınız. Bu sizinle dostluğumuzun kalıcı olacağına önemli bir işaret. <br /><br />Farkılıyız doğanın sonsuz farklılığını doğal yapan gücün bir ürünü olarak barış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>