19 Aralık Katliamı

20 Aralık 2010 admin

19 Aralık Katliamının Asıl Sorumluları Yargılansın!
Yarın Türkiye’nin yakın tarihinde devlet eliyle gerçekleştirilen bir katliamın yıldönümü. 19 Aralık 2000 tarihinde 20 cezaevinde girişilen saldırılar neticesinde 30 siyasî mahpusun katledilişinin, onlarcasının yaralanmasının üzerinden tam 10 yıl geçti. Ne var ki, aradan geçen bu uzun süreye rağmen Türkiye’nin utanç sayfalarından birini oluşturan 19 Aralık caniliği ile hâlâ hesaplaşılmış değil.
Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaları süren 39 jandarma görevlisinin üzerine yıkılarak kirliliğin üzerinin kapatılmak istendiği açıkça görülüyor. Operasyonlarda görev verilen erlerin toplu cinayet suçundan yargılanmaları sürerken bu cinayetlerin emrini verenler, cinayet ortamını hazırlayanlar, planlayanlar hakkında ise hiçbir işlem yapılmıyor.
19 Aralık’ta yaşanan neydi? Tecrit uygulamasının insan doğasına aykırı bir dayatma ve çifte cezalandırma olduğunu ileri süren siyasi mahpusların zulme direnişlerini bastırmak ve ülke genelinde hüküm sürmekte olan 28 Şubat darbe ortamını cezaevlerine de birebir yansıtmak amacıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir devlet operasyonuydu. Cezaevlerindeki siyasî mahpuslar üzerinden tüm muhaliflere ve bütün bir halka karşı devletin güç gösterisi girişimiydi.
Peki, dört duvar içine hapsedilmiş mahkûmların üzerine bir savaş düzeneği içinde ağır silâhlarla vahşice saldırılmasına, kimyasal maddeler kullanılarak insanların diri diri yakılmasına ve bu vahşi katliama “Hayata Dönüş” adı verilmesi örneğinde görüldüğü üzere, çok boyutlu psikolojik savaş yöntemleriyle kamuoyunun yanıltılmasına, yalan ve saptırıcı bilgiler yayılması suretiyle kirletilmesine hâlen yargılanmakta olan bu erler mi karar verdi? Bunun açık bir saçmalık olduğu aşikârsa, dönemin hükümet sorumluları, jandarma komutanı ve ceza ve tevkif evleri genel müdürü neden sanık sandalyesine oturtulmuyor?
Hükümet, 19 Aralık katliamının gerçek sorumlularının yargı önüne çıkartılması için somut adım atmalıdır. Eğer zamanın geçmesiyle bu yaranın kapanacağı hesabı yapılıyorsa bu yanlış bir hesaptır. Bu yara kapanmaz! Vahşet unutulmaz! Sorumlulardan hesap sorulması için somut adımlar atılmaması durumunda ise müteselsilen (zincirleme), işbaşındaki tüm yetkililer bu sorumluluğa ortak olurlar. Hükümeti tarihe kazınmış bu vahşetle gerektiği biçimde hesaplaşmaya çağırıyoruz.
Yine bu vesileyle cezaevlerinde süregelen hak ihlâllerine, mahpusların birbirleriyle görüşme, açık hava imkânından yararlanma ve benzeri haklarının sudan gerekçelerle engellenmesi, gasp edilmesi uygulamalarına karşı daha duyarlı davranmaya davet ediyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>