Kürtleri İslam Üzerinden Vurmak

13 Mayıs 2009 admin
Diyarbakır’ın Ofis Semti’ndeki bir cadde üzerinde, direklere asılmış büyük bez parçasındaki ilâna takıldı gözüm. Bir konferans ilânıydı bu. Konferansın konusu ‘Vahyin Işığında İslâm Kardeşliği’, konferansçı Mustafa İslâmoğlu.
İslâmoğlu, geçmişte Kürt sorununa ilişkin yaptığı bir konuşma nedeniyle Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde bir süre hapis yatmıştı. Hapisteyken kendisini bir grup arkadaşla ziyarete de gitmiştim. Kürt sorununda sıradan muhafazakâr reflekslerden farklı bir tonda ses veren Türk kökenli bir Müslüman/İslâmcı aydın. İslâmoğlu’nun konferansına katılamadım. Neler söylediğini bilmiyorum. Ama konferansın zamanlaması bana ilginç geldi. Bir seçim arifesinde Kürtler yine “İslâm Kardeşliği” adı altında tezvir (arabozuculuk) operasyonuna mı uğratılacaktı? Konferansı, AKP’ye yakın bir sendikanın düzenlemiş olması da bu kanaatimi teyit etti.
Doğrusu Kürtlerin birçoğunun, İslâmcıların tezvirci yaklaşımlarına artık pek güvenmediklerini düşünüyorum. “Biz İslâm kardeşiyiz zaten” diyerek Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerini iç ediyorlar. İslâm’da kardeş olmayı neredeyse Kürtlerin uluslararası hukukça tanınmış bireysel ve kolektif haklarının önüne engel olarak koyuyorlar.
Mustafa İslâmoğlu, vahyin ışığında Kürtlerin sorunlarını nasıl görüyor bilmem ama, sözgelimi ilahiyat doçenti olmuş bir İslâmcı meslektaşım Kürtlerin anadilde eğitim görmesine karşı olduğunu açık açık söylüyordu. Bilmem İslâmoğlu bu konuya ne der. Meselâ İslâmoğlu, Kürtlerin kendi yaşadıkları bölgelerine “Kürdistan” deme haklarına sahip olup-olmadığı konusunda ne der. Vahyin ışığında Kürtlerin bu hakkını görebiliyor mu acaba? Kürtlere anadilde eğitim hakkının verilmesi konusunda ne der acaba? Vahyin ışığı ona Kürtlerin bu hakkını görmesine imkân veriyor mu? Yoksa aşırı ışıktan gözü kamaşıyor da bu hakları görmüyor mu?
Geçen yıllarda Ankara İlahiyat Fakültesi’nden değerli dostum Kelâm profesörü İlhami Güler Bey bir vesile ile Diyarbakır’a gelmişti. Bir dostlar meclisinde arkadaşlardan biri İlhami Bey’e, “Kur’an’ın özü nedir?” mealinde bir soru yöneltti. İlhami Bey, “anamın diliyle söyleyeyim; Kur’an, adam olun itoğlit olmayın, der” dedi. İlhami Bey’in bu açıkyürekliliği bana tesir etti ve benim de kalbimden bir soru çıplak olarak çıktı; şöyle sordum: “Peki sizce Kürtlerin anadilinin yasaklanması itoğlitlik midir?” İlhami Bey beklemediği bir soru ile karşılaşmışçasına biraz tereddüt ettikten sonra “evet” dedi. O gün bugündür hep, “Kur’an’a göre itoğlitliğin sınırlarının belirlenmesi üstüne” başlığı taşıyan bir makale yazmayı düşündüm; ama hâlâ yazamadım. Ama bir gün böyle bir makale yazacak olursam, Kürtleri İslâm üzerinden vurma olgusunun da bu sınırlar içinde olduğunu belirteceğim. Acaba Mustafa İslâmoğlu kardeşim, vahyin ışığında Kürtlere şimdiye kadar yapılan itoğlitlikleri teşhis edebildi mi? İslâmoğlu kardeşim, yedi yaşına kadar bir dili öğrendikten sonra, okula gittiğinde isteği dışında dilinin değiştirilmesinin ne olduğunu bilir mi? Vahyin ışığında, benim istemim dışında anadilimin değiştirilmesi zulmünü deşifre edebildi mi? Yoksa “istemim dışında” demeyi bile bana hak saymayan bir algıya mı sahip?
Yoksa herkes kendine göre mi bir vahiy ışığı tutturmuş gidiyor? Yoksa bir seçim arifesinde Kürtler yine mi İslâm Kardeşliği teraneleri ile aldatılacak? Benim bildiğim İslâm bu değil.
İslâm her şeyden önce dürüst olmayı gerektirir. Adam olmayı gerektirir. İlhami Bey’in dediği şey gibi olmamayı gerektirir.
Ahmet İnan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>