Ilımlı Asiler

23 Eylül 2014 admin

ABD dış siyasetindeki “ılımlılık”a dair anlayışlar türünden, mide bulandırıcı yaklaşımlar bana her zaman özel olarak cazip gelmiştir. Yanlış anlaşılmak istemem, beş yaşındaki oğlum birisinden “biraz” nefret ettiğini göstermek istediğinde, birisi “az zeki” diye övüldüğünde ya da bir adam kadına “sana biraz âşık oldum” dediğinde kullanılan çift anlamlı ve ironik ifadeleri çok severim aslında. Ama mesele ABD dış siyaseti, ana akım medya ve düşünce kuruluşlarından oluşan kompleks’in Suriye’de “ılımlı” asileri desteklemesi olduğunda, bu tarz çift anlamlılıklara pek hoşgörüyle yaklaşamıyorum. Yakın geçmişte Bush yönetimi, aşırıcılık yayı, yani direniş eksenine karşı bölgeye yerleştirilmiş ABD kontrolündeki Sünni Arap müttefiklerini etiketlemek için “ılımlılık yayı” tabirini kullanmıştı. Bugünse ılımlılık, demokrasi, kadın hakları, azınlıklara yönelik yaklaşım ve diğer dinlere açıklıktan ziyade, esas olarak İsrail ve emperyalizme karşı ılımlı olmayı ifade ediyor. ABD siyasetinin kurt isimleri, Mısır’daki Müslüman Kardeşler türünden “ılımlı İslamcılar”la ilişki kurulmasını isterken, bu isteklilik hâli, onların demokratik seçimlere katılımları konusunda pek görülmüyor. Burada, hareketlerde mündemiç olan liberalizmden çok “şiddet dışılık” ve Batı’ya yönelik tavra bakılıyor. Bu da Hizbullah gibi ilerici bir hareketin neden sürekli “terörist” ve “aşırıcı” olarak etiketlendiğini izah ediyor.

Suriye bağlamında, Obama, IŞİD’e karşı koyma noktasında “ılımlı asiler”i silâhlandırmaktan bahsettiğinde, mezhepçiliği sosyopolitik olmaktan çok doktriner bir nitelik arz eden, tekfirci olmayan gruplara atıfta bulunuyor; bu gruplar, birçok bölgede Suriye devleti ile ateşkes görüşmeleri yapıyorlar ve bu nedenle savaşa son vermek için devletle diyalog kurma imkânı buluyorlar. Şurası kesin: sahada tek önemli savaşan güç, cihadist gruplar. Bu koşullarda Vahhabi Suudi Arabistan, Vahhabi IŞİD’e karşı verilen savaşa dâhil ediliyor, medya da utanmadan Nusret Cephesi/El-Kaide’yi IŞİD’e nazaran daha ılımlı bir unsur olarak takdim ediyor (örneğin dün şirket medyası, Alan Henning’in hayatının bağışlanması konusunda Nusret Cephesi’nin nasıl ricacı olduğuna dair yığınla haber yaptı.) ABD, “ılımlı asiler”den bahsederken, o, kimi gruplara ılımlı bir biçimde ılımlı sayılarda soykırım yapan, sadece ılımlı düzeyde mezhepçi olan ve ulusötesi hilafet projesini ılımlı bir tarzda uygulamaya sokan kesimleri değil, ABD’nin IŞİD’den daha kolay iş yaptırılması olası, işbirliğine açık, büyük stratejik hedefler konusunda iş tutabilecek grupları kastediyor.
Sözün özü şu: sevgi-nefret ikiliği konusunda pek usta olmayan beş yaşındaki sevimli bir çocuk ya da entelektüel manada aldığı övgüyü o alanda kendisini kurnazca daha vasıflı kılmak suretiyle görece daha fazla muteber kılmak isteyen bir öğretmen ya da kadınların güvenini yetersiz kimi ifadelerle kazanan şapşal ama alımlı bir delikanlı olmadıkça, siz bu türden yetersiz, eksik ifadelerle ne alımlı ne de sevimli görülürsünüz, üstelik bölgede herkes için varoluşsal bir tehdit hâlini alan tekfirci cihadistler konusunda bu tarz belirsiz ifadelerin hiçbir önemi yoktur.
Emel Saed Gureyb

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>