Filistin’de Birlik

28 Aralık 2011 admin

Gazze Katliamı’ndan Üç Yıl Sonra Filistin Halkı Davasına Sadakatini Yitirmedi
Gazze Şeridi’nde İsrail’in yürüttüğü savaşın üçüncü yıldönümünde Cemil Mizher Yoldaş, o büyük katliamlara rağmen işgalin hedeflerine ulaşamadığını, Filistin halkının iradesini ve davasına dönük sadakatini kıramadığını söyledi.
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Merkez Komitesi üyesi Mizher, “Gazze’deki savaştan üç yıl sonra halkımız İsrail işgaline karşı direnme kapasitesini ve yetkinliğini yeniden kazandı, aralıksız devam eden tehditlere rağmen halkımız işgale teslim olmadı, bundan sonra da olmayacaktır.” dedi.
Mizher Yoldaş, halkımızın yüzleştiği duruma işaret etmek amacıyla, anlamlı bir ulusal uzlaşma için vaktin çok geçtiğini belirtti. Politik tutsakların serbest bırakılması ve seyahat engelinin kaldırılması gibi pratik adımları içeren bir ulusal birlik sürecinin devreye girmesini talep etti. Bu talebe göre, Filistin Kurtuluş Örgütü, ülke içinde ve dışında, demokratik ve kapsayıcı bir temelde yeniden inşa edilmeli, Filistin Ulusal Konseyi için Filistin halkının temsilcilerinin oransal olarak yer alacağı yeni demokratik bir seçim yapılmalıdır. Bu sayede yeniden inşa edilmiş FKÖ, işgale karşı çıkmak için güçlü bir mekanizma hâline gelecektir.
Arap devrimlerinin Filistin davasına yönelik etkilerini yorumlarken Mizher, güçlenmekte olan Arap halk iktidarlarının Filistin davasına katkı sunacağını söyledi. Mizher, özellikle devrimler ardından kurulan yeni hükümetler dâhil, tüm Arap hükümetlerine, Gazze’deki kuşatmanın kaldırılması, tüm geçişlerin açılması, işgal, saldırganlık ve savaş suçları ile yüzleşen sadakatin desteklenmesi amacıyla Filistin halkına yardım ve destek sunulması yönünde harekete geçme çağrısı yaptı.
Son olarak Mizher, Gazze’deki savaştan üç yıl sonra Filistin halkının işgalle yüzleşebilecek ulusal bir programın oluşturulmasını, Gazze’nin tümüyle yeniden inşa edilmesini ve Filistin ulusal kurtuluş hareketinin oluşturulmasını talep ettiğini söyledi.
FHKC Merkez Komitesi üyesi İmad Ebu Rahma Yoldaş ise Gazze saldırısından üç yıl sonra hepimizin İsrail’in Gazze’ye yeni bir savaş açma yönündeki tehditlerini ciddiye almamız gerektiği üzerinde durdu. Ebu Rahma’ye göre, Filistin halkı politik ve diplomatik cephelerde hazır olmalı, ilgili tehditlere karşı koymak için direniş güçlerini hazırlamalıdır.
Ebu Rahma, işgalin tanklarla saldırarak, sivilleri hedef alıp direniş eylemcilerine suikastlar düzenleyerek günbegün devam ettiğini söyledi. Bu tarz saldırılar ayrıca Batı Şeria’da da toprakların müsadere edilmesi, evlerin yıkılması, tutuklamalar ve saldırılarla aralıksız olarak gerçekleştiriliyor. Ebu Rahma’ya göre savaş suçları, işgalin daimi ve kesintisiz bir özelliği.
Bu süregiden ve giderek yoğunlaşan tehditlere karşısında, “halkımızın işgale karşı tüm mücadele biçimlerini devreye sokma hakkı vardır, zira uluslararası meşruiyet ve uluslararası hukuk bu hakkı halkımıza vermektedir.” Ebu Rahma’nın tespitiyle, “İsrail Filistin’deki ulusal birlikten korkmuş, Filistinli politik güçlerin uzlaşma konusunda ciddi olduğunu gördükçe tehditlerini artırmıştır.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>