Filistin ve Kürdistan

26 Temmuz 2014 admin
Son zamanlarda derdest edilen “Kürdistanî”lik tanımının neye tekabül ettiği kısmına dair insanlar belirli kanaatlere sahip olabilirler. Velâkin Soma için ağlamayı “Türk solunun etkisinde kalmışlık”, Filistin için yanmayı da “Türk İslamcılığının etkisinde kalmışlık” olarak niteleyecek kadar hayatı bu kavram üzerinden kategorize etme pespayeliği de neyin nesi oluyor?
“Kürdistanî” abi ve ablaların bir kısmı ve bilhassa dünya sistemine olabilecek en kısa yoldan entegre olmak için yırtınıp duran kesiminde bu eğilim daha da fazladır. Onlar biliyorlar ki, insan ne kadar eşyalaşırsa, entegrasyon o denli başarılı olur. “Değer” kavramının içini ne kadar boşaltırsanız, uluslararası piyasada yer edinme olasılığınız o denli artar. Bu yüzden “Kürdistanî”lik üzerinden kapitalizmin aklına uymayı bir marifet gibi gösterme cüretinden vazgeçmiyorlar. Bilmiyorlar ki, kapitalizme teslim olmuş bir toplumda bir kültürün savunulmasından bahsedilemez. Dünya sistemi, belirli kültürlerin alışverişine dayanmıyor ve hatta bir kültür emperyalizmine de dayanmıyor, çünkü kültür esasen emperyal olmayan bir içeriğe sahiptir ve emperyal olan bir şey kültür değildir.
Kürdistanîlik benim açımdan şöyle bir şeydir: Kürt toplumunun ve siyasetinin, bilhassa Türk Modernleşme Hareketi’nin türevleri olarak işlerlik kazanan sağ ve sol siyasetlerinin etkisi ile şekillenmesine karşı çıkmak. Bu tanım, içeriğinden de anlaşılacağı üzere, tarihine ve toplumuna gönderme yapan bir şeydir. Fakat bu şeyi, bahsettiğimiz siyasetlerin kendi gündemine aldığı değerlerin yadsınması olarak okumak, sadece bu bahsedilmiş siyasetlerin durduğu yere madik atmak için fırsat kollamaktır. Yani onların durduğu yere talip olmaktır. Bu tanım, ne Soma için ağlamayı ne de Filistin için yanmayı yadsıyacak denli pespaye olamaz.
Evet, bizim bir ülkemiz var. Meselemiz, bu ülkenin değer düzeyine, algısına ve genel anlamda da kültür düzeyine katkı yapmak olmalıdır. Aksi takdirde bizim siyaset ile kuracağımız ilişkinin hedefi, “milliyetçi”si olduğumuz bu toplum üzerinden, bu topluma varlık kazandırmış dünyaya karşı çıkmak olacaktır. Siyaset ile ilişkisini bahsettiğim minvalde kuramayanlar ihanet içerisindeler.
Biliniz ki, Soma için ağlamayı ve Filistin için yanmayı -bu ikisini sadece örnek olarak veriyorum, emsaller çoktur- problemli görenler, Kürt toplumu ile ihanet içerisindedirler. Karşı çıktıklarını varsaydıkları Türk sağ ve sol siyasetinin tam da kucağındadırlar. Toplumun değer algısına katkı sağlamak yerine, onu bu denli değerlerden arındırmak isteyen herkesin Kürdistan’ın ve Kürt Milliyetçiliğinin ırzında gözü vardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>